WeCreativez WhatsApp Support
Merhaba! Bize WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.
Merhaba! Randevu ve diğer talepleriniz için iletişime geçebilirsiniz.

İnsan Ticareti Suçu ve cezası – Av.Maşallah MARAL (TCK.80)

İnsan Ticareti Suçu

       TCK Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.

            (2) Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.

            (3) Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.

            (4) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.

Korunan Hukuki Değer

İnsan ticareti suçundan korunan hukuksal değer bir yandan kamu düzeni iken, diğer taraftan mağdurların kişisel özgürlükleri ve onurlarının korunması söz konusudur. Suçun maddi konusunu oluşturan mağdurların maddi ve manevi bütünlükleri korunmaktadır.

Fail

            TCK madde 80’de yer alan seçimlik hareketlerden herhangi birini gerçekleştiren herkes bu suçun faili olabilir. Buna göre fail; insan ticaretine konu olan kişileri

– ülkeye sokan,

-ülke dışına çıkaran,

-tedarik eden,

-kaçıran

-başka bir yere götüren,

-sevk eden

-barındıran kimsedir. 

İnsan ticareti suçu bu anlamda özgü bir suç değildir.

Mağdur

İnsan ticareti suçunun mağduru, suçun maddi konusunu oluşturan insan aynı zamanda suçun mağdurudur. Herkes bu suçun mağduru olabilir. Eğer mağdur on sekiz yaşını doldurmamış ise, tehdit, baskı, cebir ve kandırma gibi araçlara başvurulmamışsa dahi suç oluşacaktır.

Suçun Maddi Unsuru

İnsan ticareti suçu, seçimlik hareketli bir suçtur. Suçun hareket ögesini ise; kişileri,

                 -ülkeye sokmak

                 -ülke dışına çıkarmak

                 -tedarik etmek, kaçırmak

                 -bir yerden başka bir yere götürmek

                 -sevk etmek

                 -barındırmak (asıl hareketler)

eylemlerinden herhangi birinin yapılması ile suç oluşmaktadır. İnsan ticareti suçu birden çok hareketli ve bağlı bir suçtur. Başka anlatımla, suçun oluşabilmesi için ise sayılan bu hareketlerin; tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek (araç hareketler) suretiyle işlenmesi gerekir. 

Başka bir anlatımla hem araç hareketlerinden herhangi birinin hem de asıl hareketlerden herhangi birinin maddede öngörülen saiklerden biriyle gerçekleştirilmesi sonucunda bu suç oluşur. Tüm bu araçların ortak noktası mağdurun iradesi üzerinde hukuka aykırı bir etki doğurmaları ve iradeyi sakatlamalarıdır.

Mağdurun failin istediği yönde hareket etmeye, maddi ya da manevi nitelikli bir zorlama sonucunda sevk edilmesidir. Yani söz konusu araç fiillerin mağduru iradesinin aksine belirli bir şekilde davranmasına yöneltecek, buna zorlayacak nitelikte ve elverişlilikte olması gerekir. Bu bakımından bu araç hareketlerin suçun icrası boyunca devam etmesi şart değildir. Bu hareketlerin mutlaka mağdur üzerinden gerçekleşmesi de şart değildir. Mağdur üzerinde gözetim yetkisi bulunan üçüncü kişiler üzerinde de gerçekleştirilirse bu suç işlenebilir.

HATIRLATMA: İnsan ticareti suçunu göçmen kaçakçılığı suçundan ayıran en önemli özellik, suçun maddi konusunu oluşturan kimselerin rızasında görülür. Göçmen kaçakçılığı suçunda mağdurların yer değiştirilmesi onların rızasına dayanmakta iken; insan ticareti suçunda mağdur maddi veya manevi bir cebir altındadır ya da iradeleri sakatlanmıştır.

Suçun Manevi Unsuru

İnsan ticareti suçu bakımından maddi unsurda öngörülen hareketlerin belirli bir saik ile icra edilmesi söz konusudur. Bu sebeple özel kast bu suçun manevi unsurunu oluşturur. Bu nedenle de olası kastla işlenmesi mümkün değildir. Suçun kanunda belirtilen amaçlarla işlenmesi yeterlidir. Ayrıca suçun tamamlanması için bu amaçlara ulaşılabilmiş olması gerekmez.

Hukuka Uygunluk Nedeni

TCK madde 80/2’de de yer aldığı gibi, birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir. İnsan ticareti suçunda mağdurun rızası bir hukuka uygunluk nedeni sayılamaz. Zira mağdurun iradesi zor kullanılarak, hile veya benzeri yollarla sakatlanmaktadır. 

(3) Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezanın verileceği açıklanmıştır. Başka bir deyişle, çocuklar bakımından suçun oluşması için, tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak; nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek gerekmemektedir. Bunların rızası fiili hiçbir şekilde hukuka uygun kılmaz; mefruz cebrin varlığı kanunen kabul edilmiştir.

HATIRLATMA: Rızanın küçük çocuk ile ilgili olarak velisi tarafından verilmesi durumunda bu rızanın geçerli olmayacağı gibi, velinin insan ticareti suçuna iştirakten dolayı cezalandırılması da söz konusu olabilir.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs; fail işlemek istediği insan ticareti suçunu elverişli vasıtalar ile maddede belirtilen maddi unsurların işleniş biçimlerinin bir veya birkaçıyla icra hareketlerine başlar ve elinde olmayan sebepler ile sonuç gerçekleşmez ise teşebbüsten söz edilir. İnsan ticareti suçu bir zarar suçudur ve bu suça teşebbüs mümkündür. Failin mağdur üzerinde egemenlik kurarak asıl fiilleri (ülkeye sokmak, ülke dışına çıkarmak, tedarik etmek, kaçırmak, bir yerden başka bir yere götürmek, sevk etmek, barındırmak) icra ettiği anda suç gerçekleşmektedir. Maddede yer alan, zorla çalıştırmak, fuhuş yaptırmak, hizmet ettirmek, esarete tabi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak amaçlarının ayrıca elde edilmesi gerekmemektedir.        

            Suçun tamamlanabilmesi için saikin maddede sözü edilen araçların kullanılması suretiyle gerçekleşmiş olması gerekir. Örneğin, A’yı İran’dan cebren, zorla çalıştırmak için kaçıran fail bakımından suç tamamlanmıştır. Buna karşılık maddede öngörülen araç hareketin kullanılmasına rağmen yani A’nın cebredilmesine rağmen maddi unsurda gösterilen hareketlerden kaçırma fiilinin sağlanamamış olması veya tamamlanamamış olması halinde teşebbüsten söz edilecektir.

İştirak; insan ticareti suçunda iştirakin her türü mümkün olup, genel kurallar uygulama alanı bulmaktadır. Barındırmak ve kaçırmak hareketleri bakımından kesintisiz suç söz konusu olduğundan suçun icrası devam ettiği sürece fail bakımından dolaylı faillik ve yardım eden kurumları söz konusu olabilecektir. Araç fiilleri failin biri, asıl fiilleri ise diğer fail gerçekleştirirse her ikisi de suçun birlikte faili olacaktır. Ayrıca suçun maddi unsurunu oluşturana araç hareketleri (örneğin cebir) bir fail; ikinci grup asıl hareketleri ise (örneğin kaçırma) bir başka fail yapsa her ikisi de TCK m.37/1 gereği suçun birlikte faili olacaktır.

            TCK bakımından insan ticareti bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse failler hem suç işlemek için örgüt kurma hem de insan ticareti suçlarından ayrı ayrı ceza alacaktır.

İçtima; insan ticareti suçunda işlenen fiiller ayrıca kanunda tanımlanan başka bir suçun unsurunu ya da ağırlatıcı nedenini oluşturuyorsa TCK madde 42 uyarınca bileşik suç söz konusu olur. Örneğin TCK m.108’deki cebir suçu kanunda ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır fakat araç hareket olduğundan bileşik suç gündeme gelir. Yani faile sadece madde 80’den ötürü ceza verilir. Eğer bu fiiller suçun unsuru veya ağırlatıcı hali değil ise ve tek bir fiil söz konusu ise örneğin hizmet ettirmek maksadıyla bir yere götürülüp orada barındırılan insanın çok zor yaşam koşullarına tabi tutulması durumlarında TCK m.44 uyarınca fikri içtima hükümleri uygulanacaktır. Çünkü eziyet suçu(TCK m.96) insan ticareti suçunun unsuru veya ağırlatıcı hali değildir. Mağdurların çokluğu durumunda ise TCK m.43/2 anlamında zincirleme suçun varlığından söz edilir.

Soruşturma Usulü, Müeyyide ve Zamanaşımı

İnsan ticareti suçunun soruşturma ve kovuşturması re’sen yapılır; ayrıca suçtan zarar görenin şikayeti aranmamaktadır.

TCK madde 80/1 fıkrasının son cümlesine göre; insanlığa karşı suçun cezai yaptırımı sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezasıdır. Ayrıca tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İnsan ticareti suçu bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse, failler hem suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m.220) hem de insan ticareti suçundan dolayı ayrı ayrı cezalandırılır.

TCK madde 66/1-d gereği; insan ticareti suçunda dava zamanaşımı süresi on beş yıldır.