WeCreativez WhatsApp Support
Merhaba! Bize WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.
Merhaba! Randevu ve diğer talepleriniz için iletişime geçebilirsiniz.

Göçmen Kaçakçılığı suçu ve cezası-Av.Maşallah MARAL (TCK.79)

Göçmen kaçakçılığı

          TCK Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;

            a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,

            b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,

             Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010 – 6008/6 md.) Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. (2)

             (2) (Ek fıkra: 22/7/2010 – 6008/6 md.) Suçun, mağdurların;

             a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,

             b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi,

            hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır. (1)

            (3) (Değişik:6/12/2019-7196/56 md.) Bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.

            (4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Korunan Hukuki Değer

Göçmen kaçakçılığı suçu kamu düzenine ve ulusal egemenliğe ilişkin olduğundan toplum düzenini bozan bir suçtur. Korunan ikinci değer ise göçmenlerin maddi ve manevi vücut bütünlükleri ile malvarlıklarıdır. 

Fail

            TCK madde 79/1’de de belirtildiği gibi;doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;

            -Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,

            -Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan

kişi göçmen kaçakçılığı suçunun faili olarak nitelendirilir. Fail açısından özgü bir suç niteliği taşımadığından bu suç herkesten tarafından işlenebilir.

            Kanun koyucu TCK madde 79’da suçu tanımlarken failin kamu görevlisi olması, kamu görevlisinin görevi gereği elinde bulundurduğu araç ve gereçleri suçun işlenmesi sırasında kullanması hallerine ilişkin özel bir düzenleme öngörmediğinden, bu suç kamu görevlisi tarafından görevine ait araç ve gereçler kullanılarak işlenmişse TCK 266 madde belirtilen “kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma suçu” uygulama alanı bulacaktır ve failin cezasında artırım uygulanacaktır. Örneğin sahil güvenlik memurunun devlete ait bir botla göçmenin ülkeye sokulmasını sağlaması TCK 266. maddenin  uygulama alanını doğuracaktır.

Mağdur  

            Göçmen kaçakçılığı suçunda mağdurun kim olduğu tartışmalıdır. Yargıtay kararlarında suçun yasal mağdurunun uluslararası toplum olduğu kabul edilmekte, göçmenlerin ise suçtan zarar gören olarak nitelendirildiği görülmektedir. Ancak maddenin 2.fıkrasında suçun mağdurlarına karşı yapılan belli davranışlar nitelikli hal olarak düzenlendiğinden, kanunun lafzına bakıldığında suçun mağdurunun göçmenler olduğu söylenebilir. Kanaatimizce göçmenler hem suçun mağdurlarıdırlar hem de suçun maddi konusunu oluştururlar.

Suçun mağduru yasal olmayan yollardan ülkeye sokulan veya kalmasına ya da yurt dışına çıkmasına olanak sağlanan yabancı ile yasal olmayan yollardan ülkeden çıkmasına olanak sağlanan Türk vatandaşıdır.

Suçun Maddi Unsuru

TCK madde 79’da sayılan seçimlik hareketlerden ve serbest hareketli suçlardan birinin işlenmesi halinde göçmen kaçakçılığı suçunun oluşması gündeme gelecektir. Bu seçimlik hareketler kanuna göre;

Yasal olmayan yollarla; -bir yabancıyı ülkeye sokmak,

                                                   -yabancının  ülkede kalmasına imkan sağlamak,

                                                   -Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına                        

                                                    imkan sağlamak,

 eylemlerinden birinin doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, maddi menfaat elde etmek amacıyla hareket edilerek işlenmesi gerekir. Bu davranışlardan herhangi birinin işlenmesi suçun oluşumu için yeterlidir. Unutulmamalıdır ki; fiilin işleniş biçimi önemli olmadığından serbest hareketli bir suçtan söz edilmektedir.

Suçun Manevi Unsuru

Göçmen kaçakçılığı suçu özel kastla işlenebilen bir suçtur. Başka bir anlatımla, TCK kapsamında suçun oluşabilmesi için kast yeterli olmayıp failde özel kast aranmaktadır, yani failin doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek amacıyla hareket etmesi gerekmektedir. Suçun oluşması için bu saikin varlığı yeterlidir ayrıca maddi menfaatin elde edilmiş olması gerekmez. Failin maksadı maddi yarar değil de manevi yarar ise bu suç oluşmaz. Ayrıca menfaatin haksız olması da gerekmez.

Hukuka Uygunluk Nedeni

Göçmen kaçakçılığı suçu ancak mağdurun rızası ile işlenebileceğinden, mağdurun rıza göstermesi (TCK m.26) göçmen kaçakçılığı suçunda bir hukuka uygunluk nedeni değildir. Göçmen bulunduğu ülkede yaşamına veya vücut bütünlüğüne yönelik ağır veya muhakkak bir tehlikenin içerisindeyse ve Türkiye’ye girmiş ise diğer koşullar da oluşmuşsa bu sefer zorunluluk halinden (TCK m.25/2) yararlanması mümkündür.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs; fail işlemek istediği göçmen kaçakçılığı suçunu elverişli vasıtalar ile maddede belirtilen maddi unsurların işleniş biçimlerinin bir veya birkaçıyla icra hareketlerine başlar ve elinde olmayan sebepler ile sonuç gerçekleşmez ise teşebbüsten söz edilir. Göçmen kaçakçılığı suçuna teşebbüsTCK madde 79/1 fıkrasında da belirtildiği gibi mümkündür. “Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.”  Yani suçun tamamlanması için istenilen sonuç gerçekleşmese bile maddede yer alan imkan sağlayıcı hareketlerin yapılmış olması ile suç tamamlanmış sayılmaktadır. Buna göre suçun Türkiye toprakları içerisinde veya kara suları kapsamında işlenmesi durumunda suçun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilir.

İştirak; Göçmen kaçakçılığı suçunda Türk vatandaşının veya bir yabancının yasal olmayan yollardan yurt dışına çıkmasına veya yabancının yasal olmayan yollardan ülkeye sokulmasına ve ülkede kalmasına olanak sağlama eylemleri suçun tipik hareketleri olduğundan yardım eden kişi iştirak hükümlerince yardım eden değil, suçun faili olarak nitelendirilecektir.

İçtima; kanunda belirtilen tipik hareketlerin eyleme dönüştüğü anda yaralananların veya ölenlerin olması halinde tek bir eylemden söz edilemez. Bu durumda gerçek içtima kuralları uygulanacağından failin her iki suç bakımından da ayrı ayrı sorumlu tutulması gerekecektir. Yani göçmen kaçakçılığının nitelikli hali veya duruma göre taksirle ya da kasten öldürme suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması söz konusu olacaktır. Ayrıca TCK m.43/2 de belirtilen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma alanı da belirtilmiştir. Örneğin aynı bota birden çok göçmenin bindirilmesi tek bir fiil ile birden fazla kişiye karşı aynı suç işlenmiş olacağından zincirleme suç hükümlerinin de uygulanması gerekecektir.

Soruşturma Usulü, Müeyyide ve Zamanaşımı

Göçmen kaçakçılığı suçunun soruşturma ve kovuşturması re’sen yapılmakta, şikayet aranmamaktadır.

Göçmen kaçakçılığı suçu için TCK madde 79’a göre suçun temel halini oluşturan seçimlik hareketlerden herhangi birinin yapılması sonucu fail, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller kapsamında suçun göçmenlerin yaşamları bakımından tehlike oluşturması veya onur kırıcı muameleye maruz bırakılarak işlenmesi durumlarında ise faile verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılacaktır. Ayrıca tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

TCK madde 66/1-d gereği; göçmen kaçakçılığı suçunda dava zamanaşımı süresi on beş yıldır.  Dava zamanaşımı süresi tamamlanmış suçlar için suçun tamamlandığı; teşebbüs halinde kalmış suçlarda son icra hareketinin yapıldığı; zincirleme suçlar için son işlenen suçun tarihi; kesintisiz suçlar için ise kesintinin gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.